"Bütün çağların trajedisi bu, Ku-ya-ra; 'Kumda yatma rahatlığı'. A-da-ko: 'Ağaç dalı kompleksi'. Şimdi kumda yattığım için kuyara diyorum. Daha da genişletilebilir. Kuyara, alışılmış tatların sürüp gitmesindeki rahatlıktır. Düşünmeden uyuyuvermek. Biteviye geçen günlerin kolaylığı. Ya Adako? Ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öyle öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır. Buna ben 'ağaç dalı kompleksi' diyorum. Genç hastalığıdır. Çoğunlukla Kuyara dişidir. Adako erkek. Pek seyrek cins değiştirdikleri de olur. Ağaç dalı kompleksine tutulmuş kişi tedirgindir. İnsanların ağaç dallarını budayıp gövdeye yaklaştırdıkları gibi, yakınları onun içindeki bu Adako'yu da budarlar. Onu gövdeden ayırmak için ellerinden geleni yaparlar. Kimi insana ne yapılsa yararı olmaz. Asi daldır o. Ayrılır. Balta işlemez ona." Diyor C. ya da Aylak Adam. Kimsenin içindeki Adako buda...
Sen bu kentte yoksun Sen bu kente hiç gelmedin Adını bile duymadın bu kentin Seni arıyorum bu kentte İbrişim Seni sevdiğim zamanlarda sen daha yoktun Şimdi evinde değilsin biliyorum Yine de umutla telefon ediyorum Seni arıyorum bütün zamanlarda İbrişim Bu şiirlerin tadına varamayacaksın Gönderemediğim mektupları okuyamayacaksın Hiçbir yerde ve hiçbir zamandasın Yine de sana şiirler yazıyorum İbrişim Belki sen bu dünyada yoksun Belki ben hiç olmadım senin dünyanda Olmadığımız zamanlarda olmadığımız yerlerde Seni arıyorum olmadığın dünyada İbrişim 23 Ekim 1982 / Aziz NESİN
Yorumlar